Çaldıran Ajans -
$ DOLAR → Alış: 3,85 / Satış: 3,87
€ EURO → Alış: 4,52 / Satış: 4,54

Akşener Kürsüde: Vallahi Olacak Billahi Olacak!

Akşener Kürsüde: Vallahi Olacak Billahi Olacak!
  • 25 Ekim 2017 - 11:43
  • 719 kez okundu

Meral Akşener ‘İyi Parti’nin kuruluş toplantısında konuşuyor: Allah’ım sana şükürler olsun.

ANKARA – Meral Akşener’in liderliğinde kurulan ‘İyi Parti’ Ankara’da Nazım Hikmet Kültür Merkezi’nde kuruluşunu ilan ediyor. İçişleri Bakanlığı’na partininin başvuru dilekçesini ileten Meral Akşener daha sonra salona geçti. Partililer salonu tamamen doldururken İstiklal Marşı okunuşu sırasında.

.

İstiklal Marşı okunurken kurt işareti yapan partililer olduğu görüldü. Meral Akşener salona Mehter Marşı çalarken giriş yaptı ve “Türkiye seninle gurur duyuyor sloganları” atıldı. Akşener, önceki gün CHP’den istifa ederek partisine katılan İzmir Milletvekili Aytun Çıray’ın yanına oturdu. İyi Parti tanıtım toplantısı 200 kişiden oluşan Kurucular Kurulu üyelerinin tanıtımı ile başladı.

Daha sonra kürsüye gelen Akşener 16 Nisan referandumu sırasında Bursa’da kullanılan, “Vallahi de olacak billahi de olacak” sloganını hatırlatarak başladı ve “Allah’ım sana şükürler olsun” dedi.

Akşener kürsüye, “Vallahi de olacak billahi de olacak” sözleriyle başladı, “Bir Çarşamba sabahı, bizleri buraya toplayan güce, “ol deyince olduran”a, şükürler ediyorum” dedi.

Akşener şunları söyledi:

SORUNLARI MİLLİ İRADEYLE AŞTIK: Ülkemiz, bir asrı aşkın çok partili siyasal hayata sahiptir. Milletimiz, bu süre içinde, karşılaştığı bütün sorunları, bunalımları, daralmaları, hep milli irade yoluyla aşmıştır. Her zaman demokratik siyaseti tercih etmiş ve yoluna yeni açılımlarla devam etmeyi, her zaman başarmıştır. Büyük devlet adamı Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşları, bu toprakların ikinci defa vatan kılınmasında, milli iradeyi esas almışlar, savaşı bile Türkiye Büyük Millet Meclisi ile yönetmişlerdir. 1940’lı yıllara gelindiğinde, devrin iktidarı, ‘Millî Şef’’ Dönemi otoriter yapısı, ve talihsiz 1946 seçimleri ile toplumun gerisine düşmüş, zamanın dışında kalmıştı. Milletimiz, cesur bir demokratik mücadele ile çok partili hayatın kapılarını açmış, siyasal iktidarı değiştirmiştir. Bu yolla, toplumsal ilerlemeyi yeniden başlatmış, devletimizi işlevsel hale getirmiştir. Sadece on yıl sonra, 1960 Askeri Darbecileri, kendilerini milli irade yerine koyarak, siyaseti askıya almışlar, sonra da ülke siyasetinin gidişatını planlamışlardı. Milletimiz, demokratik tavrından sapmadan, bu otoriter kadroların tasarımlarını, boşa çıkartmış, yeni bir siyasal parti iktidarıyla, Türkiye’nin hızını kesen engelleri kaldırmayı başarmıştır. 12 Eylül 1980’de siyasetin bir kere daha askıya alınmasına şahit olduk… Milletimiz aynı şekilde, demokratik olgunluğundan taviz vermeden, yapılan tasarımları çöpe atmış, yeni bir partiyi iktidara taşımış, yeni bir siyasal dönemle Türkiye’nin yolunu aydınlatmıştır. Türk siyasetinde demokratik işleyiş,12 Eylül’de bozulmuş, 28 Şubat ile tasfiye sürecine girmiştir.

2007’DEN İTİBAREN VİZYONSUZ GÜÇ: 2002 seçimleri, milletimizin, yolsuzluk – yasaklar ve yoksulluk olarak tanımladığı toplumsal sorunlarından çıkma arayışıdır. Bu beklentiler, Adalet ve Kalkınma Partisini iktidara taşımıştır. Başlangıç yıllarında başarılı da sayılır, Ancak, 2007’den itibaren “vizyonsuz bir güce” dönüşmüştür. Vizyonsuz güç ise yıkıcıdır. İktidar milletin bütün desteğine rağmen, politikalarını milli iradeye dayanmayan ittifaklarla üretmeyi, bir marifet saymış, siyasi muhalifler, devlet muhaliflerinden daha tehlikeli bulunmuştur. Türkiye operasyonlara açık alan haline gelmiş, 2007 den itibaren de sahnelenmeye başlanmıştır. 2007 den itibaren toplumsal karşılığı donmuş, işlevsiz bir muhalefet. Muhalefet dâhil demokratik olmaktan çıkmış, bir siyasal yapı Mevcuttur. Devlet organizasyonundaki denge ise 2007 yılındaki Cumhurbaşkanı seçimiyle gevşemiş, 2014 yılındaki Cumhurbaşkanı seçimi ile de, tam olarak ortadan kalkmıştır. 16 Nisan referandumu ile 1946 seçimleri adeta tekrar sahnelenmiş… Siyasal hayatımıza, yeni bir usul eklenmiştir.

TÜRKİYE YORGUNDUR: Türkiye üzerine yapılan bütün araştırmalar, bütün gözlemler şu sonucu gösteriyor: Millet yorgundur. Devlet yıpranmıştır. Kamu düzeni çözülmektedir… Şimdi yeni şeyler söyleme zamanıdır. Evet, büyük sorunlarımız var. Ama, Türkiye’nin büyük sorunlarını aşacak gücü de var. Milletimizin, sağduyu ve kararlılığı var. Milletimizin, her türlü hegemonyayı değiştirme gücü var. Milletimizin, siyasi bunalımları aşma tecrübesi var. Milletimiz, yine demokratik siyasetten sapmadan, Türkiye’nin önünü açmaya karar vermiştir. Milletimiz, kararmakta olan ufkumuzu, “İyilik Güneşi” ile aydınlatmaya, ileriye bakmaya azimlidir. Milletimiz, yeni bir siyasal hareketle, yeni bir iktidarla, güçlü bir Türkiye yoluna devam etmek niyetini, açıkça beyan etmektedir. Binlerce yıllık iyilik medeniyetinin yolcuları olarak, bugün burada, millet adına üstlendiğimiz görevi, ilan etmek için toplanmış bulunmaktayız….

Umutlarımız var… Hayallerimiz var… Zengin bir Türkiye istiyoruz… Gücümüz var. Adil bir Türkiye istiyoruz, gücümüz var. Özgür bir toplum istiyoruz, gücümüz var. Mutlu bir Türkiye istiyoruz, hakkımız var. İyi adalettir. İyi kararlılıktır. İyi umuttur. İyi gelecektir. İyi bilgidir. İyi zenginliktir. İyi cesarettir. İyi medeniyet demektir ve bu yolun taşlarını sadece cesurlar döşer. İyilik Güneşi’nin aydınlığında, salondaki binler 80 milyon ile kucaklaşıp, Türkiye olacak. Türkiye, coğrafyasıyla kucaklaşıp, Avrasya olacak, Dünya ile kucaklaşacak.

 

Etiketler: /

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ