Çaldıran Ajans -
$ DOLAR → Alış: 3,67 / Satış: 3,69
€ EURO → Alış: 4,32 / Satış: 4,33

Erdoğan, Kürdistan Bölgesi için: Kimseyi Tehdit Etmek Gibi Bir Niyetimiz Yok…

Erdoğan, Kürdistan Bölgesi için: Kimseyi Tehdit Etmek Gibi Bir Niyetimiz Yok…
  • 03 Ekim 2017 - 12:12
  • 1.237 kez okundu

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Kuzey Irak’taki referanduma ilişkin olarak, “Bu milletin neleri yapabileceğini göstermek boynumuzun burcudur. Kimseyi tehdit etmek gibi bir niyetimiz yok, ikaz görevimizi yerine getirdik. Bu, bir dostun başka bir dosta gösterebileceği tavırdır” dedi. 

“Referandum, sırtımıza yeni bir hançer saplama girişimidir” diyen Erdoğan partisinin grup toplantısında konuşuyor.

Erdoğan’ın AKP Grup toplantısındaki ifadeleri şöyle:

Tarihi boyunca her dönemde tüm dünyaya örnek olacak, böylesine asil bir duruş sergileyen Gazi Meclisimize yeni yasama yılında başarılar diliyorum. AK Parti grubu yeni yasama yılında da Meclis’in lokomotifi olmaya devam edecektir. Yeni İç Tüzük, komisyon ve çalışmalarda ciddi rahatlıklar getirecektir. Yeni dönemdeki en önemli işlerden biri de 2019’da kasım ayı seçimlerinde de cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçiş için gereken yasaların çıkarılması olacaktır. AK Parti biliyorsunuz ki reformların partisidir. Yeni yasama yılında da ülkemizin ve milletimizin ihtiyaç duyduğu yasalar hazırlanacaktır. Şimdiden çalışmalarınızda muvaffakiyet diliyorum.
Değerli kardeşlerim, bölgemizde çok kritik, önümüzdeki asrı biçimlendirecek önemde gelişmeler yaşanıyor. Türkiye, bu gelişmelerin merkezinde yer almaktadır. Bizi yok etmek için sayısız girişim olmuştur.

“İkaz görevimizi yerine getirdik”

Bunları fırsat bilip, sırtımızdan hançerlemeye kalkmaya çalışanların hiçbirinin bu topraklarda esamesi okunmamaktadır. Bu milletin neleri yapabileceğini göstermek boynumuzun burcudur. Kimseyi tehdit etmek gibi bir niyetimiz yok, ikaz görevimizi yerine getirdik. Bu, bir dostun başka bir dosta gösterebileceği tavırdır.

“Irak tek başına Kürtlerin değildir”

Referandum, sırtımıza yeni bir hançer saplama girişimidir. Mesele, Kürtlerin hakkı meselesi değildir. Mesele, çevredeki ülkeleri sonu gelmez bir kavga, çatışma, hesaplaşma sürecine itmek isteyenlerin oyununa düşmek veya düşmemek meselesidir. Etnik husumetler meselesi üzerinden çevremize kazılan çukura düşülmesine izin veremeyiz. Irak ne tek başına Kürdün, ne tek başına Türkmenlerindir. Irak, kardeşlik iklimi içerisinde ortak bir gelecek inşa edilmesi gereken bir yerdir.

“Yeni bir devlet kurma girişimi, akıl kârı değildir”

Bizim tepkimizi, Kerkük’teki birkaç Türmen için başlayan cümlelerle bizleri tahkir etmek kimsenin haddine değildir. (Bir gece ansızın gelebiliriz sloganları) Daha düne kadar ayrı bir Sünni bölge kurulması tartışılan Musul çevresinde yeni bir devlet kurma girişimi, akıl kârı değildir. Uzlaşıyla çözmek için her yolu sonuna kadar denedik, denemeye devam edeceğiz. Şimdilik sadece ambargolarla yetiniyoruz. Artarak da devam edecektir, eğer ki kendilerine gelmezlerse. Gayet iyi giden bir ilişkiyi kendi elleriyle tahrip eden, dillerini ülkemizi tehdit etmeye uzatan IKBY’yi akıllarını başlarına almaya davet ediyoruz. Biz, Kuzey Irak’taki tüm kardeşlerimizi, kökenine, meşrebine bakmadan seviyoruz. Onların da bize aynı duygularla yaklaştıklarına inanıyoruz.

“Bizim asıl sıkıntımız, sürekli içeriden vurulmamızdır”

Yaklaşmazlarsa, kendileri bilir. Tutumumuz aksi yöne çevrilir. Geçmişteki tecrübelerinde asla tutulmadığını kendilerinin de bildikleri birtakım sözlere kanarak kardeşlerinin hukukuna itimat etmeyenlerin akıbetleri hiç şüphesiz hüsrandır. Yarın bir kriz çıktığında herkes eve dönecek. Kim kalacak? Komşunuz, biz kalacağız. Kapılar kapanmadan adım atmak gerektiğine inanıyoruz. Hep aynı sıkıntıyla karşılaşıyoruz, bu sıkıntı kesinlikle bizimle rekabet eden güçler değildir. Onlar zaten yapmaları gerekeni yapıyorlar. Biz de planlarımızı bunları hesaba katarak gerçekleştiriyoruz. Bizim asıl sıkıntımız, sürekli içeriden vurulmamızdır. Türkiye, ikinci dünya savaşı sonrası şu andaki gelişmiş ülkelerin tamamı gibi sıçrama sürecine gelmiştir. Bu süreci kesintiye uğratan, o zaman 1960 darbesidir. 1980 sonrası rahmetli Özal ile yeniden sıçrama dönemine girdik. Bu dönemde de yine hançer içeriden saplandı. Bu da PKK terör örgütü. Öyle bir tehdit haline geldi ki istikrarsızlığın da etkisiyle ülkemizi tarihin en büyük krizinin içine sürükledi. AK Parti iktidarında da önce vesayet odakları, ardından da FETÖ ihanet çetesi, ardından bölücü örgütün yeniden alevlenen eylemleri ile ayağımıza prangalar vurulmaya başlandı. Allah’ın yardımı, milletimizin desteğiyle bunları atlatırken Suriye ve Irak meseleleri ile önümüze duvarlar kurulmaya çalışıldığını görüyoruz.

“Suriye ve Irak meseleleri doğrudan bizimle, iç işlerimizle alakalıdır”

Suriye ve Irak meseleleri doğrudan bizimle, iç işlerimizle alakalıdır. Dolayısıyla kimse “Siz neden bunlarla ilgileniyorsunuz?” demek hakkına sahip değildir. Kardeşlerim, her meselede olduğu gibi Irak ve Suriye’deki krizlerin ülkemize yansımalarının üstesinden de milletimizle geleceğiz. Fakat bunun için formül bellidir, bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, kardeş olacağız. Hep birlikte Türkiye olacağız. Mesele budur.

T24

Etiketler: / / / / / / /

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ