Çaldıran Ajans -
$ DOLAR → Alış: 3,83 / Satış: 3,84
€ EURO → Alış: 4,51 / Satış: 4,52

Geveri’den Mecliste Özalp’ta Yakılan Eve İlişkin Konuşması

Geveri’den Mecliste Özalp’ta Yakılan Eve İlişkin Konuşması
  • 07 Kasım 2017 - 21:39
  • 751 kez okundu

HDP Van Milletvekili Adem Geveri, Özalp’a bağlı Mollatopuz Köyünde İsmail Candemir’e ait evin ihbar gerekçesiyle yakılmasına ilişkin TBMM Genel Kurulunda konuştu.

 

ANKARA – İşte HDP Van Milletvekili Adem Geveri’nin TBMM Genel Kurulunda konuşması:

“Değerli Milletvekilleri,
Kürtler olarak bizler, yaşadığımız coğrafyadaki zulmü anlatmaktan usanır olduk ama bu zulmü yapanlar, zulüm yapmaktan dolayı ne utanmayı öğrendiler ne de en küçük bir pişmanlık dahi duymak gibi insani bir duyguyu yaşayabildiler
Biliyorum, Kürt coğrafyasında zulüm yapanlar, bu anlatacaklarımdan dolayı utanıp yüzleri kızarmayacaklar ama ben size, Wan’da işlenen ve yerinde gördüğüm son zulüm örneğini aktarmak istiyorum.

Değerli Milletvekilleri,
Jandarma Kolluk Kuvvetleri, 26.10.2017 tarihinde asılsız ihbar ile Van’ın Özalp ilçesinin Mollatopoz köyünü önce ablukaya almış, daha sonra (resim gösterilerek) bu gördüğünüz boş olan evi, önce enin içine gaz bombası daha sonra el bombası atarak yakmışlar.
Köy muhtarının söz konusu boş eve girerek pencereleri açıp, evin boş olduğunu yetkililere göstermesine rağmen, güvenlik kuvvetleri evi yakmakta ısrarcı olmuştur.
Bu süreçte ulaşmaya çalıştığımız yetkililer bütün girişimlerimizi karşılıksız bırakmış, Vali ise telefonlarımıza çıkmak yerine cep telefonuma gönderdiği bir mesajla konunun takipçisi olduğunu ve söz konusu vatandaşın zararının karşılanacağını ifade etmekle yetinmiştir.

Değer Milletvekilleri,
Söz konusu evde, evin genç kızının çeyizi, Kuran-ı kerim ile birlikte her şey yanıp kül oldu.
Vali bey zararların tazmininden söz ediyor.
Şimdi Sayın Valiye ve AKP hükümetine sormak istiyorum.
Siz bir genç kızın, yılların el emeği göz nuru çeyizini ne ile tazmin edebilirsiniz?
Hangi maddi ölçü ile bu genç kızın yakılan ve çalınan emeğini karşılayabilirsiniz?
Yaktığınız Kuran-ı kerimin tazmini nasıl karşılayacaksınız?
Acaba, bizden uzakta bir başka ülkede örneğin Sırbistan veya İsrail güvenlik güçleri tarafından Kuranı kerim yakılsaydı sizler yine sesiz kalır mıydınız?

Değer Milletvekilleri,
İhbar her zaman yaşanan bir vakadır. Birileri ihbar eder, yetkililer gerekli tedbirleri almak ile birlikte yapılan ihbarın doğruluğunu da incelemek zorundadır. Bütün yönleriyle durum tespiti yapıldıktan sonra gereken yapılır. Devletin görevi öncelikle bu ihbarın doğruluğunu teyit etmek değil midir?
Şimdi köy muhtarı evin içinde girip, pençeleri açarak evin boş olduğu gösterdikten sonra, güvenlik güçleri neden evi yakmaktan vazgeçmez? Sadece bu durum ihbarın asılsız olduğunu göstermek için yeterli değil midir?
Buradan anlaşılıyor ki güvenlik kuvvetleri kendi asli görevlerini yapmak yerine Kürt halkına karşı kin ve öfke ile hareket etmektedirler. Bu kin ve öfkenin izahatını bize yapabilir misiniz?
Devlet kin ve öfke ile hareket ederek kendi yurttaşları ile nasıl bir bağ kuracak? Böyle uzayıp giden zulüm ve haksızlıklar silsilesi Kürtlerin yaşadığı şehirlerde farklı örneklerle devam etmektedir.

Değerli Milletvekilleri,
Buradaki herkes bu zulümlerden ortak olarak sorumludur. Bizler halkın temsilcileri olarak bu sorunlara çare arayıp çözüm üretmek zorundayız.
Bir düşünün lütfen!
Daha önce kaç kişi bu kürsüden benzer konuşmalar yapmıştır.
Bakın yıllar geçiyor ama bu meclis, kendisini tekrar eden saat gibi aynı şeyleri tekrarlıyor ve aynı paralelde Kürt halkına karşı zulümler yapılmaya devam etmektedir.
Bu nedenle meclisin bir an önce yeniden Kürt sorunun çözümüne dair; demokrasi, evrensel hukuk normları, insan hakları bağlamında, eşit yurttaşlık temelinde, adil ve barışçıl bir çözüme kavuşturulmalıdır.”

Çaldıran Ajans

Etiketler: / / / / / / / /

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ