Çaldıran Ajans -
$ DOLAR → Alış: 3,95 / Satış: 3,97
€ EURO → Alış: 4,63 / Satış: 4,65

Kürdistan Coğrafyası’nda Acılar  ve Feryatlar Hiç Dinmedi

Azadi BAİZAĞA
Azadi BAİZAĞA
  • 30 Kasım 2015 - 00:32
  • 671 kez okundu

Kürdistan Coğrafyasında yaşayan birisi olarak olup bitenlere karşı duyarsız kalmak demek “dilsiz şeytan olmak” demektir.

Ölümlerin rengi Kürt rengi olunca tüm dünya Sağır Sultan’a döner. En kahredeni de kendisine duyarsız olan Kürdün kendisidir. Maalesef bulunduğumuz coğrafyada en başta Çaldıran olmak üzere hiçbir sivil toplum kuruluşu demokratik hakkını kullanarak demokratik bir şekilde şiddete başvurmadan tepkisini ortaya koymadı.

En son Tahir Elçi’inn katledilmesi Kürdistan Coğrafyasında Kürtler için ölümü daha da bir basit hale getirdi.  En fıtri ve tabii hakkı dile getiren Tahir Elçi günlerce Türk-İslamcı  ve Türk-Solcu medya tarafından bir kanalda özgürce düşüncesini dile getirdiği için kendisine linç kampanyası başlatılmıştı. Tüm bu linç kampanyaları barışın elçisi olan Tahir Elçi’ye kahpece, haince ve hoyratça ölümü getirdi.

Bu tarz ölümler yabancı olduğumuz ölümler değildi. Musa Anter gibi Kürt aydınlarına yönelik cinayetlerde de bu tarz katliamları gördük. Bu tarz katliamlar Kürtleri terbiye etmeye ve susturmaya yönelik katliamlardır. Kızıl Kemalistlerin görevini devr alan yeşil Kemalistler bu katliamı da gündemlerine devşirmeyi başardılar. Bu ümmetçi tayfa kendisinden başka kimseyi kardeş olarak görmez tüm dünya ganimetlerini Yahudi mantığı gibi kendine helal gören bu tayfa hoyratça Kürdü harcamaya duymaz. Kürdün saflığı da kendisine işkence, baskı , abluka ,sürgün ,hakaret ve ölüm olarak geri dönmektedir. Kainatın gerçek sahibi olan Allahu Tealanın da ayetinde belirttiği gibi “Bir millet tutumunu değiştirmedikçe ben de onun tutumunu değiştirmem” (Rad:11) ayetidir. Bizler de kendimiz olmadığımız müddetçe bu baskılar, bu işkenceler,  bu ablukalar ve hoyratça ölümler de durmaz.

Sayın Demirtaş’ın da dediği gibi; “ Tahir Elçi’yi devlet öldürmedi, devletsizlik öldürdü”,,,  Evet Kürdistan Coğrafyasında tarih boyunca gerçekleşen katliam ve sürgünlerin nedeni devletsizliktir. Maalesef söz konusu devlet olmak yani kendini yönetmek talebini  40 milyonluk Kürtler dile getirince devleti olan 3oo bin nüfusluk Katar’ı bile görmeyen Türk-İslamcılar bunu milliyetçilikle daha ileri giderek ümmete ihanet etmek olarak göstermeye çalışıyor. Sanki kendileri Allahın ayetleri ile ülkeye hükmediyorlar. Sanki tevhid sancağı altında yönetiyorlar. Oysaki 12 Eylül kanunlarından başka kanunla yönetmiyorlar. Gerçekten öyle olsaydı bugün Türk-İslamcılık diye bir kavram ortaya çıkmazdı. O zaman Medine Vesikası ruhu ile herkes kardeşlik hukuku gereği payını alırdı. Maalesef hepimiz de biliyoruz ki nasıl ki şirk dini tevhid örtüsüne bürünerek insanlara hükmediyorsa onlar da Kemalizmin ruhu ile yeşil yeşil (yeşil Kemalizm) ülkeyi yönetiyorlar.

Gerçek şu ki en fıtri temel hakları Tahir Elçi gibi Amed’de haykırmak her Kürdün en tabii hakkıdır. Galiba bunu da ancak devlet olduğunu gördükten sonra Kürtler korkmadan haykırmaya başlayacaklar. Oysaki Tahir Elçi ve Musa Anter gibi cesaret ve barış yanlıları bunu korkmadan yılmadan dile getirdiler sonu ölüm olsa da….. En fıtri ve tabii haklarımızı yılmadan dile getirmek dileğiyle,,,, Unutmayın gerçek hesap sorucu Allah’tır,,, Ve Allah da bize bu temel hakları insanlığın doğuşundan beri vermiştir. Yeter ki bunu farkına varalım,,

Tahir Elçi’yi kaybettik,,, Kürdistan’ın başı sağ olsun,,,nokta

Dua ile kalın,,,,

Azadi BAİZAĞA Yazdı…

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ