Çaldıran Ajans -
$ DOLAR → Alış: 3,86 / Satış: 3,87
€ EURO → Alış: 4,55 / Satış: 4,57

‘Kürtçe İçin Devleti Beklemeye Gerek Yok’

‘Kürtçe İçin Devleti Beklemeye Gerek Yok’
  • 14 Mayıs 2016 - 09:54
  • 761 kez okundu

Kürt Dil Bayramı dolaysıyla konuşan İstanbul Kürt Enstitüsü Eşbaşkanı Sami Tan, “Devletin attığı adımlar Kürtlerin ihtiyacına yetmiyor. Kimse devletten bir şey beklemesin. Ne yapacaksak biz kendimiz yaparız” dedi. MKM çalışanı Koçber Tarhan ise, Kürtçeyi yaşamın her alanında kullanmaya çağırdı. 

İSTANBUL – Kürtçe Edebiyat Dergisi Hawar’ın 15 Mayıs 1932’de Suriye’nin başkenti Şam’da Celadet Ali Bedirxan tarafından yayıma başladığı gün Kürt dil mücadelesinin sembolü olarak kabul görüyor. Anadilde eğitim hakkı için de başat kabul edilen Hawar’ın mirası, aynı zamanda Kürt Dil Bayramı günü olarak kutlanıyor. 15 Mayıs Kürt Dil Bayramı ve devletin Kürt dil ve kültürü üzerindeki asimilasyon politikalarını değerlendiren Mezopotamya Kültür ve Sanat Merkezi ( MKM) çalışanı Koçber Tarhan ve İstanbul Kürt Enstitüsü Eşbaşkanı Sami Tan, Kürtçenin artık yaşamsallaşması ve bir statüye kavuşması gerektiğini ifade etti.

‘Kürtçe artık statüsüz olmaz’

Kürtlerin üzerindeki baskı ve şiddet politikasının arttığına dikkat çeken Sami Tan, “Şuan dilden ziyade Kürtler üzerinde somut saldırılar ve baskılar var. Ama zaten Kürt dili ile Kürtleri birbirinden ayrı tutulmaz” dedi. Kürt sorununun statü noktasında tıkandığını dile getiren Tan, “Kürtler bir statü sahibi olmak ve dillerinin bir statüye kavuşmasını istiyor. Kürtçe artık statüsüz olmaz. Bunun için direkt dil üzerine olmasa da Kürt gazeteciler, avukatları ve bir bütün olarak da Kürt halkının üzerinde bir saldırı, baskı söz konusudur. Bu saldırıda ister istemez Kürtçenin üzerinde de etki ediyor” diye konuştu. “Artık kurslar falan Kürt halkının ihtiyaçlarını karşılamıyor” diye devam eden Tan, devletin Kürtçe diline yönelik attığı adımların yetersiz olduğunu vurguladı.

‘Devletten adım beklememeliyiz’

Soykırım politikaların dayatıldığı günlerden geçildiğine işaret eden Tan, şöyle devam etti: “Bugün bir soykırım Kürtlerin üzerinde varsa dillerinin özgür olması mümkün değildir. Diyelim ki Kürtçe özgür oldu. Kürtler olmasa bu özgürlük neye yarar. Bu statünün olmaması büyük bir zulümdür. Ne yaparsak biz kendimiz yaparız. Devleti beklememeliyiz. ” Bu yıl Kürt Dil Bayramı çerçevesinde 16 Mayıs Pazartesi günü dil ödülü vereceklerini ve öğrencilerinin sertifikalarını vereceklerini belirten Tan, Kürtlerin Kürtçeye sahip çıkması gerektiğini yineledi.

‘Kürtçeyi yaşamsallaştıralım’

Kürtçenin yaşamın her alanından kullanılması ve yaşamsallaştırılması gerektiğini vurgulayan MKM çalışanı Koçber Tarhan da, “Dil ne kadar kullanılır ve yaşam içinde pratikleşirse o kadar yaşamsallaşır. Kürtçeyi baskı ve asimilasyona karşı yaşamsallaştırmak için günlük yaşamımızın önceliklerin başında gelmeli. Kürtçeyi her alanda kullanmazsak, asimilasyon politikaları şiddetlenecektir.” diye konuştu.

‘Kürtçe gülmek ve yaşamak gerekir’

Süren savaş ve dil mücadelesini bağdaştıran Tarhan, “Evet, zorlu ve fiziki bir savaş var ama en büyük savaş kültür savaşıdır. Bu kültür soykırımı ile seni birden değil yavaş yavaş yok etmek istiyor. Buna karşı bizim duruşumuz net olmalıdır ve kendimizi korumalıyız” diye konuştu. Cizîr, Sîlopya, Sûr ve Sakine Cansızların direnişçi ruhu ile Kültür mücadelesinin bir bütün olduğuna işaret eden Tarhan, Kürt sanatçılara da, “Bizler şekilsel olarak Kürdistaniyiz ama yaşamda ne yazık ki öyle değil. Her Kürt sanatçı omuzlarına aldığı sorumluluğu ile hareket etmelidir ve Kürtçeyi şekilsellikten çıkarmalı, yaşamsallaştırmalıdır” diye seslendi. Yeni nesillere Kürtçeyi sevdirmek gerektiğini de dile getiren Tarhan, Kürtçenin yaşamın her alanında kullanılmasının gerekliliğine vurgu yaptı.

(DİHA)

Etiketler: / / /

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ