Çaldıran Ajans -
$ DOLAR → Alış: 3,83 / Satış: 3,85
€ EURO → Alış: 4,53 / Satış: 4,55

MHD Van Şubesi : Yaşananlar Hukuk Değil Hukukun İhlalidir

MHD Van Şubesi : Yaşananlar Hukuk Değil Hukukun İhlalidir
  • 07 Kasım 2016 - 14:56
  • 598 kez okundu

Mezopotamya Hukukçular Derneği (MHD) Van Şubesi, HDP ve DBP Eş Genel Başkanları ile milletvekillerinin tutuklanmasını yaptığı açıklama ile kınadı.

 

HDP Eş Genel Başkanları Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ, DBP Eş Genel Başkanı Sebahat Tuncel, HDP Milletvekillerinin  tutuklanması, basın-yayın kuruluşlarına yönelik baskıları kınamak amacıyla Mezopotamya Hukukçular Derneği (MHD) tarafından Adliye binası önünde yapılmak istenen basın açıklamasına polis izin vermedi. Polisin Valilik yasağını gerekçe göstererek açıklamaya izin vermemesi üzerine MHD Van binasında bir araya gelen hukukçular burada basın açıklaması yaptı.

 

“ ÜLKEMİZ AKLINI YİTİRMİŞ SİYASİ İKTİDARLA KARANLIĞA SÜRÜKLENİYOR”

 

MHD adına basın açıklamasını yapan Avukat Bayram Kaval, “ Ülkemiz aklını, vicdanını ve insanlığını yitirmiş bir siyasi aklın iktidarlığında karanlık günlere doğru ilerliyor. 7 Haziran seçimleri sonrası, Halkların Demokratik Partisi’nin yüzde 13 oy alarak 80 vekille meclise girmesi, AKP’nin oylarını kaybederek tek başına hükümet kurumaması en önemlisi de başkanlık planlarının riske girmiş olmasına duyulan tahammülsüzlük, Kürdistan’da kentlerin yakılıp yıkılmasına, insanların katledilmesine, tutuklamalara, basın yayın organlarının, TV’lerin kapatılmasına, linçe, ayrışmaya ve birlikte yaşama ümidinin azalmasına neden olmuştur. Seçimlerin tekrarlanmasına giden süreçte, HDP’yi baraj altında bırakma planıyla beraber, sistematik baskılar artmış, sandıkların taşınması, HDP parti binalarına yapılan saldırılar, parti çalışmalarının engellenmesi, HDP’lilere yönelik saldırılarla gerçekleşen tehdit ve savaş ortamında HDP 1 Kasım seçimlerine girmiş ve meclisin 3. Büyük partisi olarak grup kurmayı başarmıştır. “ dedi.

 

“YAŞANANLAR HUKUK DEĞİL, HUKUKUN İHLALİDİR”

 

“Siyasi iktidarın tek başına iktidar olması dahi yetmemiş, Anayasa’yı değiştirip başkanlık sisteminin gerçekleştirilmesi amacıyla, parlamentoda ki tek muhalefet partisi olan HDP’yi siyasi alan dışına çıkarma amacını da beraberinde getirmiştir.” Diyerek konuşmasını sürdüren Kaval, “  Bu amaçla meclisteki siyasi partilerin de desteğiyle dokunulmazlıkların bir kereye mahsus kaldırılması sağlanmış ve ilk iddianameler HDP milletvekillerine yönelik düzenlenmiş, vekiller ifade vermeye çağırılmıştır. HDP’nin bu düzenlemenin Anayasa ve AİHS’ni aykırılığı amacıyla Anayasa Mahkemesi’ne  yaptığı başvuru reddedilmiştir. Bu karar ile yargı bağımsızlığının, yürütmenin vesayeti  altında yitirdiğine dair şüphe bırakmamıştır.” Şeklinde konuştu.

 

“7 HAZİRAN’IN İNTİKAMI ALINIYOR”

 

Siyasi iktidarın artık intikama hırsa ve öfkeye dönen, adeta HDP Eş Başkanları başta olmak üzere tüm HDP’lilerden, 7 Haziran’ın öcünü almaya dönüşen süreçte, siyasi soykırım operasyonları ile birlikte HDP’li vekillere yönelik gözaltı ve tutuklamaların gerçekleşeceği kaygısısının HDP Eş Başkanları ve milletvekilerinin gözaltına alınması ve tutuklanması ile somutlaştığını kaydeden Kaval, “  6 milyon seçmenin iradesi olarak kabul ettiği, kendini parlamentoda temsil etmesi için oy verdiği, HDP’nin 12 milletvekilinin gözaltına alınması ve tutuklanması iddia edildiği yasaların uygulanması değil, yasaların ihlal edilmesidir. Seçmen iradesine ve parlamentoya yönelik bir darbedir. Hukuka, adalete meydan okumadır. Beş kadın vekilin tutuklanmasıyla kadınların eşit temsiliyetine duygulan tahammülsüzlüktür. Barış ümidine ve ülkenin geleceğini yok etmektir. Milletvekillerinin göreve getiren halktır ve onları görevden alacak, yargılaya ve mahkum edecek de halkın kendisidir. Cüppelerini, siyasi iktidarın karşısında iliklemeye çalışan, soruşturmaları emirle başlatan yargıçlar değil.” Diye konuştu.

 

“MİLLETVEKİLLERİ VE EŞ BAŞKANLARI DERHAL SERBEST BIRAKIN”

 

“HDP Milletvekilleri ve Eş Başkanları derhal serbest bırakılmalı, HDP’ye yönelik bu hukuksuz operasyonlara son verilmelidir.” Çağrısında bulunan Kaval, “Siyasi gücünü acımasız ve sınırsızca kullanan iktidarın yürürlüğe koyduğu bu darbe  süreci bilinmelidir ki ülkeyi hukuk dışına çıkarmıştır. Bugün 31 Ekim tarihinde Cumhuriyet Gazetesine yönelik operasyonla gözaltına alınan aralarında iki meslektaşımızın da bulunduğu, gazeteci ve yazardan oluşan 13 kişi den 9’u da tutuklanmıştır. Türkiye dünyada en çok gazetecilerin tutuklu olduğu ülke sıralamasının da birinci sıradadır. Bu haksız ve yersiz tutuklamalar yarın AİHM’si önünde Türkiye’nin defalara mahkum olmasına sebep olacaktır. Halkın doğru ve tarafsız haber alma hakkının ve basın özgürlüğünün korunması bu ülkede herkes için gereklidir. Tutuklu gazeteciler serbest bırakılmalı, basın özgürlüğü korunmalıdır. Bizler özgürlükçü hukukçular Derneği ve Mezopotamya Hukukçular Derneği olarak, ezilenden, yok sayılandan, sömürülenden, haklıdan yana, onların savunucusu ve davalarının takipçisi olmaya devam edeceğiz.” Dedi.

Etiketler:

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ