Çaldıran Ajans -
$ DOLAR → Alış: 3,47 / Satış: 3,49
€ EURO → Alış: 4,17 / Satış: 4,19

Rakka Operasyonunun Amerika ve Türkiye Yansımaları

Rakka Operasyonunun Amerika ve Türkiye Yansımaları
  • 23 Mayıs 2016 - 01:10
  • 1.017 kez okundu

Haberdar yazarı İlhan Tanır Rakka operasyonu ve iki ülkenin Suriye politikasının Türkiye-ABD ilişkilerine nasıl yansıyacağı konusunda bazı ipuçları veren bir yazı kaleme aldı.

Haberdar yazarı İlhan Tanır Rakka operasyonunun Amerika ve Türkiye yansımaları başlığıyla yayımlanan yazısında, ABD yönetiminin IŞİD’e karşı önce Musul’a mı yoksa Rakka’yamı saldırılması konusunda tartışmalar yaşadığını ve Irak ordusunun hazırsızlığı, Musul ve çevresinin, Musul’un alınmasının ardından nasıl korunacağı bilinmezliği yüzünden Rakka’da karar kıldığını belirtti. İlhan Tanır’ın Rakka operasyonunun Amerika ve Türkiye yansımaları başlığıyla yayımlanan yazısı şöyle:

Uzun süre ABD’nin sloganı olan ‘’Irak öncelik (Iraq First)’’ politikası artık unutuldu. Suriye’de IŞİD’in başkentliğini yapan Rakka öncelik hale geldi.

Bazılarının iddia ettiği gibi Menbiç Cebi operasyonu Rakka’dan öne alınsa da, Rakka savaşının en kısa zamanda başlatılmasında değişen bir plan yok.

Rakka’nın alınması, Beyaz Saray’ın sahibi Demokratlar için de önemli. Başkan Obama 2016 yılının sonunda görevi bitmeden IŞİD’den başkentini almak istiyor. Bunun en yakın zamanda yapılabilmesi, Kasım’daki başkanlık seçimi öncesi, Demokrat Parti ve adayı için önemli. IŞİD’den başkentini aldık diyebilmek, bir sonraki Demokrat aday Hillary veya Sanders’i rahatlatacak.

ABD hele hele kendisi yerine Rusların müdahalesi ve desteğiyle Rakka’nın geri alınması fikrine hiç tahammül edemiyor. Adeta Yankee’lerin Kızıl Orduya yol vermeme yarışı gibi.

ABD’nin Kuzey Suriye’de daha önce bahsi geçen bazı ufak hava sahalarını ileride İncirlik ile çıkabilecek bazı sorunlar olması halinde ‘yedek’ olarak hazırladığı da bir gerçek. Geçtiğimiz aylarda ABD Dışişleri Bakanlığı üst düzey bir yetkilisine bu soruyu sorduğumda ”oraya gitmeyeceğim” cevabını vermesi dikkat çekmişti.

Tabi ki bu küçük hava sahaları İncirlik ile yarışamaz. Türkiye’nin şu an ABD’yi İncirlik’ten çıkarması gibi bir hamle yapması beklenmiyor zaten. Rusya ile ilişkilerin soğuması sonrası ABD’ye böyle bir tavır çok daha zor. Ama ABD, yoğurdu üfleyerek yemek, Erdoğan’dan emin olamadığı için en kötü senaryoya da hazır olmak istiyor.

Suriye politikasının en tehlikeli yönlerini organize etmek üzere MİT içinde, TSK’den de askerlerin bulunduğu bir ofis yaratılarak birkaç yıldır yürütülüyor. Murat Hüdavendigar Bölüğü gibi bazı Suriyeli muhalif gruplar da bu çalışmaların eseri olduğu iddia ediliyor. Bunun dışında da Suriyeli farklı muhaliflere yardımlar da buradan organize edildi.

ABD ile düşülen büyük Suriye politikası ayrılığına rağmen, Erdoğan Katar ve Suudi Arabistan’dan gelen büyük desteklerle aynı Suriye politikasına devam etti ve ediyor. Muhtemelen bir sonraki ABD Başkanını bekleme ısrarında.

Ondan dolayı da Erdoğan Suriye politikasını değiştirmiyor. Davutoğlu’nun gidişinin bu konuda bir değişiklik yapıp, yapmayacağı öğrenilecek. Bir sonraki ABD Başkanının Trump veya Hillary olacağı düşünüldüğünde, Erdoğan’ın hangisi ile daha iyi anlaşabileceği üzerine yazıları uzun aylar boyunca yazacağız. Bu konuyu önümüzdeki aylara bırakalım.

Makas büyüyor

Eğer Ankara ve Washington farklı Suriye politikalarında devam ederlerse, Washington’daki bazı Türkiye uzmanlarına göre, bu iki başkent arasındaki kırılmanın büyümesi bekleniyor.

Hatta bir Amerikalı Washington kaynağına göre, ilişkilerdeki asıl yıkım bundan sonra başlayabilir.

Buna yakın bir yaklaşımı, geçtiğimiz günlerde SetaDC’nin konferansına katılan National Defense University’den Richard Outzen’den duymuştuk. İki hafta önce uyarı yapma ihtiyacı duyan Outzen, ABD’nin giderek artan PYD desteği nedeniyle tarihin en kötü dönemleri olarak sayılan 1974-1980 arası döneme dönebileceğini kaydetmişti.

Sadece Suriye değil, Ankara ve Washington arasında Irak’a yönelik politikalarda da ayrışmalarda derinleşme keskinleşebilir.

Cumhurbaşkanı Erdoğan Şubat ve Mart aylarında ABD’ye yönelik olarak ‘ya PYD, YPG’yi ya da bizi ortak olarak tanıyın’ şeklinde ısrarlı meydan okumasını sürdürdü.

Önce ABD’nin anti-IŞİD Koalisyonu temsilcisi Brett McGurk, bu hafta ise ABD’nin Ortadoğu’daki en kıdemli komutanı CENTCOM kumandanı General Joseph Votel Kobani’yi ziyaret etti.

”PYD, PKK ve IŞİD, hepsi terör örgütleridir” fark yoktur meydan okumalarına karşılık Amerikalı en üst derecedeki general PYD’yi ziyaret etti. İki ülkenin bakış açılarındaki uçurum bu kadar derin.

Etiketler: / / / / / / / / / / / / /

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ