Çaldıran Ajans -
$ DOLAR → Alış: 3,66 / Satış: 3,67
€ EURO → Alış: 4,32 / Satış: 4,34

Sancar: Kürtler Statü Talebinden Vazgeçmeyecek

Sancar: Kürtler Statü Talebinden Vazgeçmeyecek
  • 13 Aralık 2015 - 20:19
  • 1.341 kez okundu

 İHD ve TİHV’in düzenlediği “İnsan hakları bağlamında anayasa ve başkanlık sistemi” başlıklı panelde konuşan HDP Milletvekili Mithat Sancar, yeni anayasanın Türkiye’nin kuruluşundan beri var olan Kürt sorununu çözemediği takdirde bir anlamı olamayacağını söyledi. Özyönetim talebinin iktidarın manipülasyonu ile bertaraf edilmeye çalışıldığına dikkat çeken Sancar, “HDP olarak Türkiye’nin tamamı için özerklik talebimiz var. Ancak savaş derinleşirse, Kürtler statü talebinden asla vazgeçmeyecek. Sonuç olarak, bu kez Türkiye’nin tamamı için değil sadece Kürtler için özerklik talebi gündemleştirilecek” dedi.

İSTANBUL  -İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi ve Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) İstanbul Temsilciliği, İnsan Hakları Haftası etkinlikleri kapsamında, SALT Galata Sanat Merkezi’nde, “İnsan hakları bağlamında anayasa ve başkanlık sistemi” konulu panel düzenledi. Çok sayıda kişinin dinleyici olarak katıldığı panelde, Anayasa ve Başkanlık ilişkileri ile Türkiye’de yaşanan son çatışmalı süreç masaya yatırıldı. Diyarbakır Sur’da katledilen Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi’ye adanan panel, saygı duruşu ile başladı. Moderatörlüğünü avukat Ercan Kanar’ın yaptığı panele konuşmacı olarak CHP eski Milletvekili Melda Onur, HDP Milletvekili Mithat Sancar ile Bilgi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Zülfiye Yılmaz katıldı. Özyönetim üzerine kısa bir konuşma yapan Yılmaz, başkanlık rejimi tartışmalarının kuvvetler ayrılığı zemini üzerinden tartışılması gerektiğini; ancak Türkiye’de farklı bir düzlemde tartışıldığını söyledi. Yılmaz, 2010 Anayasa Uzlaşma Komisyonu’nda başkanlık sisteminin tartışıldığını ancak bunun da demokratik bir sistem olmadığını dile getirdi.

‘Başkanlık sitemi güvenlik için isteniyor’

1982 Anayasası’nın kurduğu sistemin güçlü bir yürütme içeren parlamenter sistem olduğunu öne süren Yılmaz, “Hükümetler kurulmadığı için seçimlere gidildi. Bu sistem var olan hali ile güçlü bir yürütmeyi ve Cumhurbaşkanı’nı öngörüyor. Var olan hali ile bile talepleri karşılayan bir durumda. Cumhurbaşkanı zaten çok yetkili. Tekrar şunu sormak gerekiyor. Biz başkanlık sistemi isterken kuvvetleri birleştirmek mi istiyoruz, ayırmak mı istiyoruz? Hangisini istiyoruz? Başkanlık sistemi ile tartışmalara bakıldığında ‘Biz demokrasi olsun daha çok demokratik olsun’ talebi yükselmedi. Ben daha çok, ‘Krizden çıkmak için’, ‘Güvenlik için’ diye duydum. Bu da zaten var olan sistemde çözülebilecek durumlar” diye konuştu.

‘Hükümetin bazı hedefleri yeniden söylemesi, samimi değil’

Hükümetin geçtiğimiz günlerde eylem programını açıkladığını hatırlatan Yılmaz, “Darbe etkilerini yasalarını kaldıracağız’ dediler. ‘Özerklik şartındaki çekinceleri kaldıracağız’ dediler. Hali hazırda zaten yasalarda bunlar var. Ama siz kalkıp ‘eşbaşkanlığa karşıyım’ derseniz siz zaten bunda samimi olmadığınızı göstermiş olursunuz. Bunları yeni bir hedef olarak koymak samimi değil. Hükümetin bazı hedefleri yeniden söylemesi, samimi değil” dedi.

Onur: Başkanlık sistemini ekonomik alana müdahale etmek için istiyor

CHP eski Milletvekili Melda Onur, Başkanlık sistemi tartışmaları ile kesin bir tablo ortaya çıkartılmadığını belirterek, “Arzu ettikleri gibi tahribat yapamıyorlar, ekolojik yıkım yapamıyorlar. Her ne kadar yargı içinde bir ortam yaratsa da arzu ettikleri model oluşturulamıyor. Muhtemelen bundan sonraki süreçte ekonomik alanlara daha fazla müdahale edebilen bir Cumhurbaşkanı olmak istiyor” dedi. Onur, Başkanlık sistemi ile iktidarın, kendisine muhalefet olanları yasalara uygun olarak yok edeceği bir sistem kurmayı hedeflendiğini ifade etti. Onur konuşmasına şöyle devam etti: “1980 Anayasası’nı değiştireceğim diye Erdal Eren’i kullanıp ağlayan Erdoğan yarın da başkanlığı getirmek için Berkin Elvan için ağlayabileceğini biliyorum. Unutkan bir toplum var. Bu topluma Elvan’ı bizim öldürdüğümüzü söyleyebilir.”

‘Kürt Sorunu’nu çözmeyen anayasa yeni değildir’

Onur’un ardından HDP Milletvekili Mithat Sancar konuştu. Türkiye’nin kuruluşundan beri var olan Kürt sorununun yeni anayasa ile çözülmemesi halinde bu anayasanın yeni olmayacağını vurgulayan Sancar, “Yeni anayasa Kürt sorununu çözmeyecekse bir anlamı yok. Böyle bir anayasa, ülkenin en temel sorununu çözemiyorsa, yeni bir anayasa değildir” dedi.

‘Erdoğan Yeni Osmancılık anlayışı ile Müslüman Kardeşler hattı kurmak istiyor’

Başkanlık tartışmalarına değinen Sancar, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ne istediğinin net olarak görülmesi için Suriye krizine ve 7 Haziran seçimine bakmak gerektiğine dikkat çekti. Sancar, “2012’den bu yana Suriye’de yaşananlara ve AKP’nin dış politikasına baktığımızda ‘Osmancılık teorisinin’ soyut olmadığını görürüz. ‘Yeni Osmancılık’ anlayışı ile Müslüman Kardeşler hattı kurmak istiyor Erdoğan. Bunun için de Türkiye’nin Ortadoğu’da güçlü olması lazım. Güçlü bir Cumhurbaşkanı olması lazım. Burada da 7 Haziran seçimlerinin sonuçları devreye giriyor. Bu seçim sonuçları güçlü bir Cumhurbaşkanı olmadığını gösterdi. Seçimden sonra da yeni seçimlere kadar kutuplaştırma yöntemini uyguladı. AKP hep bu yöntemi uygulamıştır. Kendisi bu nedenle de galip çıkmıştır” ifadesinde bulundu.
‘Kendisine bağımlı bir sermaye yaratma projesi var’

“Erdoğan’ın ciddi planlar yaptığı ortada ciddiye almak zorundayız” diyen Sancar, şöyle devam etti: “Eğer başkanlık sistemine geçilirse,Türkiye’yi 2071’e kadar Erdoğan ya da AKP gibi birileri yönetecek. Yeni bir toplum yaratılacak. Buna şeriat gelecek demiyorum. Türkiye’nin tamamını AVM’ye çevirecek bir rant planı olabilir. Kendisine bağlı bir sermaye yaratma projesi var. Bütün bunlar ciddiye alınmalı ve tartışılmalı, karşısına da demokratik olarak mücadele edecek bir güç oluşturmak gerekiyor.” HDP’nin “Seni başkan yaptırmayacağız” sloganını kullanmasının sadece Erdoğan’ı hedef almadığını, meselenin daha derin olduğunu söyleyen Sancar, bunun net olarak anlaşılması gerektiğine vurgu yaptı.

‘Savaş devam ederse özerklik sadece Kürtler için gündemleştirilecek’

HDP’nin Türkiye’nin tamamı için talep ettiği özerklik anlayışının sadece Kürtler için değil tüm ülke için gündemleşmesi gerektiğine işaret eden Sancar, “Hendek meselesi çok daha derin bir meseledir. Kürtler artık statüsüz olmayacağını yıllardır söylüyor. Kimse bunu ciddiye almadı. Bu talep geldi dayandı. HDP Türkiye’nin tümü için demokratik özerklik talep ediyor. Ancak savaş derinleşirse, Kürtler statü talebinden vazgeçmeyecek. Türkiye’nin tamamı için özerklik fikrini geliştirmezsek, savaş devam ederse, özerklik sadece Kürtler için gündemleştirilecek” diye konuştu.

Özyönetim meselesinin hendeklere boğulmasına yol açanın iktidar manipülasyonunun yıkıp özyönetim meselesinin net bir siyasi konu olduğunun ortaya konulması gerektiğine vurgu yapan Sancar, “Özyönetimin hendek tartışmasından kurtarılıp siyasi boyutu tartışılırsa, bu da yeni anayasanın koşullarını oluşturur” dedi.

Panel soru-cevap bölümü ile sona erdi.

(DİHA)

Etiketler: / / / / / / /

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ