Çaldıran Ajans -
$ DOLAR → Alış: 3,95 / Satış: 3,97
€ EURO → Alış: 4,63 / Satış: 4,65

Silvan Filistin’de Olsaydı Ne Olurdu?

Azadi BAİZAĞA
Azadi BAİZAĞA
  • 11 Kasım 2015 - 23:50
  • 542 kez okundu

Kürdistan coğrafyasında bulunan şehirlerde 1 Kasım seçimlerinden önce devam eden baskı ve cezalandırma politikası sonrasında da daha da şiddetlendi. Cizre’deki abluka sonrasında ortaya çıkan manzara halen hafızalarımızda taze iken bu sefer de Silvan’da Moğol istilasını ve yağmasını aratmayacak manzaralar canımızı acıtmaktadır.

Kürt şehirlerinde başlayan abluka yine Kürtlerin verdiği vergilerler ile alınan tank, top, tüfek ve helikopterlerle  Kürde yağma, talan ve ölüm olarak geri dönmektedir.

Kürtlere ait şehirler modern moğol istilacıları tarafından çoluk çocuk demeden PKK’yi yok etme pahasına uygulanan şiddet politikası sonucunda bir çok sivil insan hayatını kaybetmesine rağmen Fıratın batı yakasındaki din kardeşlerimizin gıkı bile çıkmamaktadır. Biz bunu Roboski’de gördük Ceylanlarımızın ve Uğurlarımızın ölü bedenlerine sevinecek kadar dipsizleşen din kardeşlerimizde gördük. Van depremi sonrasında neredeyse zil takıp oynayan “oh olsun hak ettiniz daha da beter olun” diyecek kadar  insanlığını kaybeden dipsizleri de gördük.

Cumhurbaşkanı Erdoğanın masasındaki Rabia işreti kadar gündem değeri olmayan Kürdün ölümü ve şehirlerinin yağmalanması Kürdün ve Kürdistan şehirlerinin ablukaya alınarak yağmalanmasına devam anlamına gelir.

Hep söylüyorum, iktidarda sağcı da olsa solcu da olsa Kürtler için değişen hiçbir şey yoktur. Kemalistler döneminde de şehirleri ablukaya alınarak yağmalanan Kürtler hem sürüldü hem de katledildi. Şimdi ise sözde, Kemalist vesayeti ortadan kaldıran Türk-İslamcılar eline geçirdikleri devletin gücünü PKK bahanesi ile Kürtlerin şehirlerini ablukaya alarak katliamlar işlemeye Kemalistlerden daha hevesli görünüyorlar.

Başa yani başlıktaki soruya dönmek gerekirse Türk-İslamcılar söz konusu Filistin ve benzeri yerler olunca soluğu cuma namazı sonrası İsrail ve benzeri devletlerin bayraklarını yakarak telin etmekten geri durmuyorlar. Ama ne hikmetse Kudüs’ün fatihi olan Selahaddin Eyyübi’nin torunları olan Kürtler söz konusu olunca gıkları çıkmıyor. Bu da kutsal devlet ve milliyetçilik zehrinin Türk-İslamcılarda ne kadar esası teşkil ettiğinin göstergesidir.Bu şekilde kimse acıları yarıştırdığımı düşünmesin ben sadece acıları adil ve hakkaniyetli bir şekilde vicdanlarda yer alması için bu hatırlatmaları yapıyorum.

Bugün barbar ve ilkel zihniyete sahip olan Türk-İslamcıların ablukasına karşı hendek kazmasını terörist olarak ilan edenler Kürtlerin bu davranışının ne kadar peygambervari bir davranış olduğunun farkında değiller. Bu da Kürtlerin savaşta da barışta da ne kadar İslami reflekslerle hareket ettiklerinin kanıtıdır.

İslam tarihinde barbar müşrikler Müslümanların sesini boğmak için şehirlerini ablukaya aldıklarında Müslümanların yaptığı en büyük savunma tarzı hendek kazmak oldu. Şimdi bazı aklı evveller hemen şu kanıya varmışlardır “Kürtler Zerdüşttür, dinsizdirler nasıl böyle bir benzetme yapabiliyorsun” diyorlardır. Ben de şunu söylüyorum velev ki Kürtler dinsiz olsun bu onların en tabii ve doğal yaşam alanları olan şehirlerini korumayı bırakmaları anlamına gelmez. Nitekim peygamberimiz döneminde bu şekilde şehirleri viran edilen hiçbir kavim ve başka dinde toplumlar yoktur. Oysaki Kürtler İslam coğrafyasında dindar bir kavim olarak Fransız ihtilalinin büyüsüne kapılarak Türkler, Farslar ve Araplar gibi ulus devlet inşa ederek ümmete ihanet etmemiştir. İhanet etmedikleri kardeşlerinin (Türkler Farslar ve Araplar) zulmüne maruz kaldıkları için de yaşadıkları coğrafyayı koruyamamışlardır. Bugün de Cizre’de, Silvan’da devlet olamamanın cezasını PKK bahanesi ile ödemektedirler.

Bugün Kürdistan Coğrafyasında ölen Kürt çocuklarının bedenlerini görmezden gelerek ve Kürtlerin gözünün içine baka baka Filistin ve Mısır’ın Rabia’sına  salya sömük ağlayarak bizden oy devşirenler Allah katında çetin bir azaba düçar olacaklarını unutmasınlar.

1 Kasım öncesi batıda bulunan Kürtlerin mallarını PKK ve HDP bahanesi ile yağmalayarak ortalığı terörize edenler ve en son zift medyası ile Türk-İslamcıların “Ankara katliamı kimin işine yaradıysa onlar yapmıştır” diyerek HDP’yi töhmet altında bırakanlar 1 Kasım seçim sonuçlarının ardından Ankara katliamının kimin işine yaradığını görebilirler. Gerek batıda ve gerek doğuda ortalığı terörize ederek yüzde elliyi devşirenler adil ve demokratik bir seçim olduğunu bize inandıramazlar.

Son olarak Silvan’da devam eden ablukayı ve ölümleri görmek için Filistin’e kadar gitmemize gerek yoktur yeter ki Saray’da burnu havada olanların aşağı bakarak en yakınlarında ki katliamı görsünler.

Unutmayın,,, zalim ve zalimlerin zulmüne sus pus olanlar için Allah’ın azabı pek çetindir,,,,

Selam ve dua ile kalın,,,,

Azadi BAİZAĞA Yazdı….

 

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ