Çaldıran Ajans -
$ DOLAR → Alış: 3,83 / Satış: 3,84
€ EURO → Alış: 4,51 / Satış: 4,52

Umut’un Umudu Olur musunuz?

Umut’un Umudu Olur musunuz?
  • 13 Mayıs 2016 - 14:21
  • 485 kez okundu

Ağrı’nın Doğubayazıt Belediyesi ilçeye bir spor kompleksi kazandırmak için Doğubayazıtlı çocukların hayallerini hikayeleştirerek Fenerbahçe Spor Kulübü’ne bir başvuruda bulundu.

 

Doğubayazıt Belediyesi Eş Başkanı Murat Rohat ÖZBAY, çocukların, gençlerin, yetişkinlerin spor aktiviteleri yapabilmeleri amacıyla, Doğubayazıtlı çocukların hayallerinden yola çıkarak yazdığı  ‘’’Umut’un Umudu’’ kısa hikâyesiyle Fenerbahçe Spor Kulübü’ne spor kompleksi yapımı başvurusunda bulundu. Maddi imkânsızlıklara rağmen çalışmalarını sürdürmeye çalışan belediye yönetimi, çocukların ve gençlerin en büyük hayallerinden biri olan spor kompleksini ekonomik imkânsızlıklardan dolayı hayata geçirememekte.

 

Kalbi çocuklar için atan bir başkan…

Çocukların hayallerine tercüman olan eş başkan Özbay, güçlü kalemi ile birçoğumuzun hep hayal ettiği fakat ne yazıya döktüğü ne de gerçek hayatta yaşama geçirebilmek için gerekli merciler nezdinde girişimde bulunduğu bir ilke imza atıyor.

Göreve geldiği itibaren Doğubayazıt’ın çehresini değiştirmek için çabalayan Özbay’ın, özellikle mahallelere çıktığında etrafta ilk çocukları görüp onlarla diyaloga geçmesi ve onlarla ilgilenmesi kendisinin ‘‘çocuk sevgisini’’ göstermektedir.

Belediye çalışmalarını sadece teknik alanlarla sınırlandırmak istemeyen Özbay, çocukların hayallerine dokunarak onlara her türlü spor aktivitelerinin olduğu bir spor kompleksi kazandırmak istiyor. Kısıtlı imkânlarla bile çocuklara ‘Futbol yaz okulu’ açarak çocuklardaki spor aşkına destek veren Özbay, ilçede bir ilke imza atıp çocukları spor ile buluşturmak için çaba sarf etmekte.

Mektubun, Fenerbahçe Spor Kulübü’nün bir toplantısında okunmasının ardından Belediye Eş Başkan Yardımcısı Berrin Öztürk ile iletişime geçen yetkililerin mektuptan çok etkilendikleri ve spor kompleksi yapımına sıcak baktıkları öğrenildi.Yetkililerce tekrar bir görüşmenin yapılacağı olumlu veya olumsuz bir geri dönüşün Öztürk’e aktarılacağı kaydedildi.

 

Özbay’ın kaleme aldığı hikâye

 

UMUT’UN UMUDU

 

İlk defa uçağa biniyordu. Bir hostesin yardımıyla yerini bularak oturdu. Bulutların üzerinde iki saate yakın bir seyahatin ardından sanki bambaşka bir dünyadaydı.

Yüksek binalar, nereye gittiğini bilmediği yollar, rengârenk binlerce araç ve ne kadar çok insan. Hepsi de bir yerlere yetişmeye çalışır gibi hızla hareket ediyor. Bu şehir bir karınca yuvası gibi…

Geçtiği her yerde gördükleri farklı bir şaşkınlık yaratmaktaydı kendisinde.

Aman Allah’ım deniz ne kadar da büyükmüş! İşte Kadıköy’e gelmişlerdi.

Küçük kömür karası gözleri kocaman açılmıştı, yuvalarından fırlayacak gibiydiler; o minik kalbi on şiddetinde sarsıyordu göğüs kafesini; Şükrü SARAÇOĞLU Stadyumu bütün görkemi ile karşısındaydı Umut’un. Bir rüyadaydı sanki ve bu rüya hiç bitmesin istiyordu.

İhtişamı ile kendisine hayran bırakan Ağrı Dağı, zarafeti ile akılları baştan alan İshakpaşa Sarayı,  insanoğlu ve diğer canlılara yeni bir yaşam için bir şans daha olan Nuh’un Gemisi, dünyanın ikinci büyük göktaşının düştüğü Meteor Çukuru ve üçüncü öğretmen Ahmedê Xanî’nin türbesine ev sahipliği yapan; yürekleri, her daim sevgiyle çarpan soğuk iklimin sıcak insanlarının dünyası, toprak damlı evleri, yılan gibi kıvrılan yolları ile Doğubayazıt’ı tasavvur etti Umut.

Bütün Doğubayazıt Şükrü SARAÇOĞLU Stadyumu’na sığar mıydı acaba?

Sarı Kanaryaların mabedi alıp götürmüştü Umut’u bambaşka diyarlara.

İki dünya arasında sökün etti duyguları…

Toprak olan tozlu dar yollarında ikişer taş koyarak yaptıkları kaleler ile sokakta, mahalleden arkadaşlarıyla oynadıkları futbol maçları geldi aklına; beşte ilk yarı onda maç biter…

Bu rüyanın son bulacak olması aklına geldiğinde içini bir burukluk sardı. Lakin olsundu bir gün de olsa başka bir dünyada olmak ne güzeldi; bugünü hayatı boyunca unutmayacaktı.

Tahtakale’de Zaza Han’ın yanındaki dükkânlarının bulunduğu yerde seyyar satıcılık yaparak fındık, sakız ve su sattığı günleri canlandı gözlerinde, Umut’a eşlik eden Yahya UĞUR’un. O da böyle umut doluydu, heyecanlıydı o yaşlarda; her ne kadar şirketin muhasebesini öğrenmeyi hayal edip, seyyar satıcılığa talim ettiyse de…

Umut’un da umutları, hayalleri vardı.

İstanbul’a gelmesini sağlayan ve kendisini ağırlayan Fenerbahçe Spor Kulübü taraftarıydı Umut. Her ne kadar kendisine ait bir odası olmasa da kitap ve defterlerini Fenerbahçe çıkartmaları ile bezemişti. Elbette okuyacaktı ancak Fenerbahçe futbolcusu olmak hayallerini süslerdi daima.

Fenerbahçe’nin maçlarının olduğu günlerde çarşıya gidip şayet becerebilirse bir kahvehanenin camına yüzünü dayayarak maçtan bir görüntü görmek için çabalardı.

Her maç sonrası ise sırtındaki Fenerbahçe forması ile maçın oyuncusu olarak sahada koştuğunu ve tribünlerle beraber muazzam bir coşkuyu paylaştığını hayal ederken bulurdu kendini.

İşte bugün etiyle kemiğiyle o stadyumdaydı; bir an Fenerbahçe forması ile sahanın içinde olduğunu hayal etti yine. Ne tarifsiz bir mutluluk…

Kulüp adına kendisine eşlik eden Yahya UĞUR’un eline sımsıkı sarılarak ‘’Benim geldiğim yer buralara hiç benzemiyor’’ dedi.

Doğubayazıt, belki de haritanın en sağında olmasından mütevellit unutulmuş kadim bir şehir. Ağrı Dağı’nın eteklerine serilmiş toprak damlı evlerin, esmer tenli çocuklarının yurdu. Yoksunlukların ve zenginliklerin coğrafyası.

Düşündü Umut, ‘’Acaba Doğubayazıt’ta bir spor merkezi neden yoktu diye’’.

O stadyumda olmaktan, imkânsızın gerçekleşmesinden, mutluluktan, heyecandan koca koca açılmış o kara gözleriyle, eline sarılmış olduğu Yahya UĞUR’un gözlerine bakarak, çekimser bir beklentiyle ‘’Amca bana ve arkadaşlarıma bundan daha küçük bir yer yapabilir misiniz?’’ dedi.

Olur muydu acaba Doğubayazıt’ta çılgınlar gibi futbol oynayabileceği, tenis oynayanları izleyebileceği, yüzmeyi öğrenebileceği, basket de atabileceği bir merkez? Zira o tanışmak istemezdi kristalle, tiryakla, esrarla (uyuştucu türleri)

Umut’un umudu gerçekleşirse bu coğrafyada umutlar yeşerecek.

Umut’un umudu olur musunuz?

Sizlere bir hikâye ile yazmayı daha uygun gördük. Sanırım içimizdekileri en iyi bu şekilde anlaşılır kılabilecektik. Evet, imkânlarımız kısıtlı ancak umutlarımız değil. Bir umudumuz var binlerce olsun istiyoruz.

Doğubayazıtlı umutların bu umudu, Fenerbahçe Spor Kulübü tarafından gerçekleştirilirse umutlarımız çok daha büyüyecek; Fenerbahçe büyüklüğünü bir kez daha tescilleyecektir.

Bu kadim şehrin esmer tenli çocuklarına bir spor merkezi kazandırmanız umuduyla sizleri selamlıyor, çalışmalarınızda kolaylıklar ve başarılar diliyoruz.

Saygılarımla.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Etiketler: / / /

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ