Çaldıran Ajans -
$ DOLAR → Alış: 3,66 / Satış: 3,67
€ EURO → Alış: 4,32 / Satış: 4,34

Van’da Yeni Kurulan İnsan ve Özgürlük Hareketi ‘Hayır’ Dedi

Van’da Yeni Kurulan İnsan ve Özgürlük Hareketi ‘Hayır’ Dedi
  • 13 Nisan 2017 - 23:47
  • 352 kez okundu

08 Nisan 2017 tarihinde kuruluşunu ilan eden ‘İnsan ve Özgürlük Hareketi’ bugün yapmış olduğu basın açıklamasıyla 16 Nisan’da ‘Halk Oylamasına Sunulacak Anayasa Değişikliği’ hakkında ‘Hayır’ dediklerini basın açıklaması ile duyurdu.

VAN – İşte ‘İnsan ve Özgürlük Hareketi’nin basık açıklamasının tam metni şöyle:

“16 Nisan’da ‘Halk Oylamasına Sunulacak Anayasa Değişikliği’ hakkında İnsan ve Özgürlük Hareketi olarak yetkili kurullarımızda yapılan değerlendirmenin sonucu olan tercihimizi ve gerekçelerini açıklıyoruz;

Türkiye’nin farklı dini ve etnik kimlikleri tanıyan ve yaşatabilen, hukuku temel dayanak kabul eden, yeni, demokratik, çoğulcu, katılımcı, insan hak ve özgürlüklerini alabildiğine geniş tutan bir anayasaya ihtiyacı vardır.

Başta Kürt meselesi olmak üzere kronikleşmiş sorunların çözümünün temel ve ilk adımı yeni bir anayasadır. Parçacı ve sorunların kaynağına inmeyen günü birlik yaklaşımların derde deva olmayacağına inanıyoruz.

Birer toplumsal sözleşme olması gereken anayasa hazırlama ve değişiklik yapma süreçlerinde Medine vesikası gibi paylaşımcı güzel örnekliklerden faydalanılabilecek iken tam tersine; dar ve ırkçı bir zihniyetin ortaklaşması ile bir oldu bitti ve yangından mal kaçırma durumu söz konusudur.

Yapılan bu anayasa değişikliği süreci topluma mal edilmemiştir.  Toplumun kılcal damarlarına inmeden, farklı toplumsal kesimlerin fikri alınmadan; topluma ‘senin ihtiyacın budur’ demek olsa olsa bir dizayn etme girişimdir ve toplumla bir mutabakat değildir.

Kendisi sorunların kaynağı olan mevcut darbe anayasasında daha merkeziyetçi ve tekçi bir yönetim anlayışı oluşturacak bir değişiklik yapmak sorunları çözmeyecek aksine daha da derinleştirecektir.

Bu anayasa değişikliği paketi sorun yaşadığımız hangi alana dair çözüm içeriyor?

Asırlık Kürt meselesine dair çözüm sağlayacak tek bir madde içeriyor mu?

Hak ve Hürriyetlerin daha fazla güvence altına alınacağına dair bir tek madde var mı?

Farklı inanç kesimlerinin hak ve hürriyetlerine dair ileri bir düzenleme mevcut mu?

Sivil toplumun güçlenmesi adına atılmış bir adım var mı?

Yargının daha bağımsız olması adına yapılan düzenleme sahiden bu amaca hizmet edecek türden midir?

Yanı sıra yeni pakette cumhurbaşkanına verilen yetkiler demokratik bir ülkede kabul edilebilir olmaktan uzak yetkilerdir. Örneğin olağanüstü halin tek başına ilanı, kararnamelerle her konuda yetki kullanabilme, meclisi hiçbir gerekçe göstermeden seçime götürme. Gensorunun kaldırılması v.b. konuların demokrasilerde kabulü mümkün değildir.

Paketin gerekçesi olarak çokça dillendirilen güçlü ve istikrarlı bir yönetim tek kişide aşırı derecede güç ve yetki toplamakla gerçekleşmez. Yetki ve sorumluluklar adalet, liyakat ve hukuk çerçevesinde dağıtıldıkça ve bölüşüldükçe daha güçlü ve istikrarlı bir yönetim oluşur.

Referandumun yapıldığı ortamda başlı başına bir problemdir. 15 Temmuz sonrası manzara askeri darbe tehlikesi atlatmış bir ülkeden ziyade askeri darbeyi fiilen yaşayan bir ülkeyi andırıyor.

Ülke olağanüstü halle yönetilirken bu kadar önemli konularda referandum yapılıyor olması ne kadar sağlıklıdır?

Bu referandum iddia edildiği gibi memleketin bekasına yönelik bir tehditten ötürü değil yönetim tercihine yöneliktir. Bu itibarla evet hayır ve boykot kararında olanların birbirine hasım gibi gösterilerek kamplaşma ya sevk edilmeleri son derece tehlikeli ve yanlıştır.

Kararnamelerle işten atılmaların, tutuklamaların, baskıların arttığı bir ortamda referandum yapmak sahiden hakkaniyetli bir durum değildir. Basın yayın alanından farklı seslerin hukuksuz bir şekilde ortadan kaldırıldığı ve tek sesliliğin dayatıldığı bir ortamda düşünce ve ifade özgürlüğünden söz edilemez.

Kürdistan da yıkılmış şehirler, göçe zorlanmış, mal ve can güvenliği olmayan yüz binlerce insanın bulunduğu bir ortamda bunları görmezden gelmek adaletsizliktir.

Ülkenin Üçüncü büyük partisinin Genel başkanları milletvekilleri ve yönetici kadrolarının çoğu hapislere atılmışken, onlarca belediyede halkın iradesi gasp edilmiş ve kayyımlar atanmışken bir referandum yapmak kabul edilebilir bir durum değildir.

Bizler eyalet yönetimleriyle desteklenmiş bir başkanlık sisteminin sağlıklı bir zeminde tartışılması gerektiğine inanıyoruz.

İnsan ve Özgürlük Hareketi olarak yaptığımız değerlendirmeler sonucunda , mevcut düzenlemenin tekçi yönetim anlayışını tahkim ettiğinden, toplumun Hayır ve selameti için 16 nisan referandumunda HAYIR diyoruz.”

 

Kaynak: Haberazad

Etiketler: / / / / /

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ