Çaldıran Ajans -
$ DOLAR → Alış: 3,65 / Satış: 3,67
€ EURO → Alış: 4,30 / Satış: 4,31

Ya Fırat Kızıla Çalarsa!

Ya Fırat Kızıla Çalarsa!
  • 20 Haziran 2017 - 00:13
  • 2.084 kez okundu

Bu saatten sonra Rusların Kürtleri kendilerine çekebilmek için daha somut adımlar atması ve garantör olarak öne çıkması gerekiyor. Rojava’da ortaya konulan özerklik modelini Suriye anayasasına yansıtacak gerçek değişiklikler bu adımların başında geliyor. Diğer yol yani karşılıklı güç gösterisi sonu gelmez kanlı perdelerin açılması demektir.

 

Suriye’deki kriz başından beri ne bölgesel düşmanlıklardan azadeydi ne de küresel rekabetten. Bugün de Rakka ve Deyr el Zor’da savaşın son perdesi bölgesel ve küresel aktörlerin kendi aralarındaki hesaplaşmalara göre açılıyor.

ABD dün, Tabka’nın altında/batısında hükümet güçleri, kuzeyinde Amerikan destekli Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ve doğusunda IŞİD’in bulunduğu üçgende bir Suriye savaş uçağını düşürdü. ABD’ye göre uçak, rejim güçlerinin Ceydin’de SDG’yi hedef almasından iki saat sonra vuruldu. Öncesinde Suriye ordusu Rusya kanalıyla uyarıldı. ABD’nin SDG’ye kalkan olacağı vurgulandı. Şam’a göre de düşürülen uçak ‘teröristlere karşı operasyon yürütüyordu’.

Bu olaya paralel olarak İran IŞİD’in Deyr el Zor’daki hedeflerini Kirmanşah’tan fırlattığı orta menzilli 6 balistik füzeyle vurdu.
Bu iki olay hem birbiriyle hem de bölgedeki yeni dinamiklerle bağlantılı. ABD Başkanı Donald Trump’ın orkestra şefliğinde İran’a karşı Körfez krallarının güç birliğine gitmesi, Amerikan yönetiminin bölgedeki İran bağlantılı unsurlara doğrudan müdahaleyi gündemine alması, bu çerçevede Irak ve Suriye güçlerinin sınırda buluşmasını önlemek için tampon bölge oluşturma hamleleri, yine ABD’nin Fırat’ın güneyinde stratejik mevziler edinme çabası, vekâlet savaşıyla birbirini törpüleyen aktörleri doğrudan savaşın içine çekiyor.

Son restleşmeler, Suriye ordusu ile Amerikan güçleri, Ruslar ile Amerikalılar, hükümet güçleri ile Kürtler, Amerikan cephesi ile İran unsurları arasındaki dehşet dengesinin altındaki barut fıçısına ışık tutuyor.

***
Daha özele inersek; Suriye uçağının düşürülmesinin arkasında, Ruslar ve Amerikalılar arasında operasyon alanlarının sınırlarını tayin eden Fırat hattı üzerindeki zimmi mutabakatın bozulması yatıyor. SDG, Amerikan desteği ve koordinasyonuyla Fırat’ı geçip güneyde Tabka üssünü ele geçirdi. Ardından Amerikan güçlerinin burada üslenmesi gündeme geldi. ABD halihazırda Kobani’de küçük bir üs ile Haseke’de operasyonların koordine edildiği bir merkezi işgal ediyor. Suriye ve Rusya da ABD’nin Tabka üssüne yerleşmesini önlemek için diş gösteriyor.

YPG’li bir komutanın bana verdiği bilgilere göre hafta sonu YPG temsilcileri ile Ruslar Himeymim üssünde bir toplantı yaparak bu meseleyi görüştü. ABD’nin Tabka’ya yerleşmesine şiddetle karşı çıkan Ruslar, SDG’nin Fırat’ın güneyine geçmesini istemediğini ve IŞİD’e karşı operasyona katılacaksa bunu Suriye ordusu ile birlikte yapması gerektiğini belirtti. Kürtler ise Ruslarla ortaklığa hazır oldukları ancak demokratik hakların garanti altına alındığı ‘gerçek bir sistem değişikliği olmadan Suriye ordusu ile birlikte hareket edemeyecekleri’ yanıtını verdi.

Tabii Suriye’de iki kamp arasında kazaları önlemeye ya da operasyon alanlarını belirlemeye yönelik asıl pazarlıklar Ruslar ile Amerikalılar arasında geçiyor. Ruslar ABD’nin Tabka üssüne yerleşmesinin oyunun kurallarını değiştireceğinin farkında. Bu yüzden SDG’nin Fırat’ın altına inmesine karşı şiddetli bir tepki gelişiyor. Suriye ve müttefiklerinin derdi bir an önce Fırat nehrine paralel ilerleyerek Rakka’nın güneyinde pozisyon almak. Diğer tarafta Palmira’dan kuzeye çıkarak Deyr el Zor’a ulaşmak. ABD’nin hedefi ise Tabka civarında SDG’nin kontrol alanını genişleterek Suriye ordusunun önünü kesmek; Rakka’dan sonra Deyr el Zor’a, oradan da Irak sınırına gitmek.

Duvar-Fehim Taştekin

Etiketler: / / / / / / / / / / /

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ